19 Nisan 2010 Pazartesi

Ziyade Fasıl Suadiye'de


3. Levent’te hizmet veren Ziyade Fasıl yeni şubesiyle Suadiye’de de müdavimlerini ağırlıyor. 21.00’de başlayan akustik fasıl 00.30’a kadar devam ediyor. Fasıl aralarında da Dj performansı ile herkesin eşlik edebileceği muhteşem bir eğlenceye sahip Ziyade Fasıl’da Aşçı Başı Mustafa Alkan’ın Türk Meyhane Mutfağından özenle seçip hazırladığı meze ve yemekleri, deneyimli servis personelinin güler yüzüyle konuk oluyor müdavimlerinin masalarına… İş yemekleri, doğum günü ve düğün gibi organizasyonlara özel ve esnek uygulamaların da yapılabiliyor olması ZİYADE FASIL’ı ayrıcalıklı kılan unsurların başında geliyor. Bu ayrıcalığı VIP Loca bölümünde tatmak isteyenler de her iki mekânda da unutulmamış, magazin dünyasının birçok ünlüsünün de tercih ettiği mekânda eğlence her geçen dakika doruğa ulaşıyor.

LEVENT
Adres : Karanfil cad. No: 25 3.Levent / İstanbul
Tel : 0212.269.56.86 /0212.281.93.01/0533.564.43.56

SUADİYE
Adres: Yazmacı Tahir Sokak. No:22 Sahilyolu - Suadiye/İstanbul

Van Kahvaltı Evi



Van kahvaltısı, Cihangir'den sonra şimdi Nişantaşılıların ilgi odağı oldu. Birbirinden lezzetli seçenekleriyle geniş bir mönüye sahip olan Van Kahvaltı Evi’nde her şey doğal, günlük ve taze olarak sunuluyor. Van’ın ünlü otlu peyniri, Kara Kovan balı yöreden getiriliyor. Kendi ürettikleri kaymak balla birlikte nefis bir ikili oluşturuyor. Yine Van Kahvaltı Evi’nde yapılan ve her sabah müşterilerine ekmekle birlikte taze taze sunulan nefis çörek iştah kabartıyor. Anadolu lezzetlerinin bir bütün olarak sunulduğu bu sofra gerçekten fark yaratıyor.

Birbirinden nefis menemenler, tercihe göre yapılan gözlemeler, taze yumurtanın yan ürünlerle sahanda yapılan çeşitleri iştah kabarttığı kadar göz de dolduruyor.

50 kişilik kapasitesi, rahat ve doğal atmosferiyle Nişantaşı’na yeni bir soluk getiren Van Kahvaltı Evi’nde, açık havada kahvaltı yapmak isteyenler için bir de balkon bulunuyor.
Basında oldukça sık yer alan Van Kahvaltı Evi, Ocak ayında New York Times’a da haber oldu. Türkiye’nin en lezzetli kahvaltısının Van kahvaltısı olduğu, İstanbul’da ise en güzel Van kahvaltısının Van Kahvaltı Evi’nde yapıldığı haberi ile Van Kahvaltı Evi dikkat çekti.
4 yıldır Cihangir’e kahvaltı keyfi sunan ve gelen talepler üzerine Nişantaşı’nda hizmet vermeye başlayan Van Kahvaltı Evi sabah 7.30-akşam 18.30 saatleri arasında haftanın her günü açık bulunuyor. Yakın çevreye sipariş alan Van Kahvaltı Evi’nde, özel ve iş toplantıları için de ayrı bir salon oluşturuldu. Kahvaltının sadece sabah saatlerinde yapılmadığı , gün içinde de büyük bir keyifle yendiği düşünülürse, müşteriler için günün her saati Van kahvaltısını tercih etmeleri çok doğal.

Adres : Valikonağı Cad. Sezai Selek Sok. No:19 Nişantaşı
Tel: 0212 240 47 76

PAÇANGA BÖREĞİ


5-6 kişilik
10 dakika
8-10 dakika

Malzemeler

Dilimlenmiş pastırma (100 gram),
Domates (1 adet orta boy)
Sivribiber ( 2 adet orta boy)
Kaşar peyniri (1 su bardağı dolusu rendelenmiş, 70 gram)
Maydanoz (yarım demet)
Sarılması için yumurta beyazı (1 adet)
Yufka (üçgen şeklinde kesilmiş 4 adet)
Kızartma yağı (2 su bardağı yağ) Adım Adım Pişirme
1- Tavaya az miktarda (1-2 çorba kaşığı) yağ koyun. Yağ kızdıktan sonra ince jülyen kesilmiş biberleri tavaya atın ve biberleri bir iki dakika kızartın.

2- Biberlerin ardından tavaya pastırmayı ilave edin ve tavayı sallayarak malzemeleri karıştırın. Küp küp doğranmış domatesleri tavaya ilave edin ve 1-2 dakika karıştırın. İnce doğranmış maydanozu ilave edin ve tavayı ateşten alın.

3- Kavurduğunuz malzemeyi bir başka kaba alın ve üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ekleyin ve karıştırın. Yeni bir tavaya börekleri kızartmak için 2 su bardağı sıvı yağ koyun ve kızmasını bekleyin.

4- Bu arada üçgen şeklinde kestiğiniz yufkaların her birinin içine 1 çorba kaşığı malzeme koyun ve yuvarlayarak sarın.

5- Kızarmış yağın içine hazırladığınız börekleri atın. Yufkalar altın rengini alana kadar, her iki yönde de yanmamasına dikkat ederek kızartın. Sıcak olarak servis yapın.

6- Kızarttığınız börekleri kağıt bir peçete üzerine alarak yağının süzülmesini sağlayın ve sıcak servis yapın.

ORMAN KEBABI


-7 kişilik
8-10 dakika
Tencerede orta ateşte 35-40 dakika

Malzemeler

Dana Kuşbaşı (Yarım kg)
Soğan (2 adet)
Havuç (2 adet)
Patates (2 adet)
Bezelye (1 su bardağı haşlanmış)
Un (2 çorba kaşığı)
Zeytinyağı (1 çay bardağı
Su (2 su bardağı)
Kekik (1 tatlı kaşığı)
Tuz ve Karabiber

Adım Adım Pişirme
1- Tencereye 1 çay bardağı zeytinyağını dökün ve kızdırın.2 adet soğanı ince ince kıyın. Soğanları 1-2 dakika kavur
Adım Adım Pişirme
2- Bu sırada 2 adet havucu küp küp doğrayın. Yarım kg dana kuşbaşını soğanlarla birlikte (etler suyunu bırakıp çekene kadar) kavurun.
Adım Adım Pişirme
3- İki çorba kaşığı unu da ekledikten sonra doğradığınız havuçları tencereye ilave edin.


Adım Adım Pişirme
4- Bir tatlı kaşığı kekik, yeterince tuz ve karabiberi de ekledikten sonra tencerenin kapağını kapatın. Yaklaşık 20-25 dakika orta ateşte pişiri
Pişirme
5- İki adet patatesi küp küp doğrayın. Etler pişmeye yakın patatesleri etlere ilave edin ve bir kaç kez karıştırarak yaklaşık 5 dakika daha pişirin.

Pişirme
6- Arkasından 1 su bardağı haşlanmış bezelyeyi ekleyin.Hepsi birlikte 3-5 dakika daha kaynatın ve servis yapın.

Erikli Kek


Malzemeler

* 1 bardak un
* 1 yemek kaşığı şeker
* 1 çay kaşığı kabartma tozu
* 113 gm soğuk tereyağ
* 2 yemek kaşıgı çiğ krema
* 1 yumurta
* 2 1/2 bardak çekirdeği çıkarılmış, dilimlenmiş erik
* 1/2 bardak çiğ krema
* 1/2 bardak şeker
* 1 yumurta
* 1 çay kaşığı vanilya
Yapılışı

Fırını 175 Cye ısıtın. Unu, bir kaşık şekeri ve kabartma tozunu bir kaba alın. Soğuk tereyağını küçük parçalara kesip una ekleyin. Bir çatal yardımı ile tereyağını unlu karışıma yedirin. 2 yemek kaşığı krema ve yumurtayı da buna ekleyip karıştırarak taban hamuru oluşturun. Unlu elle toparlayarak 25 cm lik kelepçeli kalıba (ya da 23 cm lik kare fırın kabına) yerleştirdiğiniz hamurun kenarlarını biraz yükseltin. Dilimlenmiş erikleri göze güzel görünen bir şekilde hamurun üstüne dizin. 30 dakika kadar pişirin. Bu arada 1/2 bardak krema, 1/2 bardak şeker, 1 yumurta ve vanilyayı iyice karıştırın. Tatlıyı fırından çıkarıp yumurtalı karışımı erik dilimlerinin üzerine dökün. Tekrar fırına koyup 25-30 dakika ya da yumurtalı karışımın üstü güzelce kızarıncaya kadar pişirin.Ilık ya da soğuk servis edebilirsiniz ama ılık hali en güzeli oluyor.

Vücut ısısı beyinde hipotalamus adı verilen bölgede kontrol edilir. Burada vücut ısısını 37 derece civarında tutmak üzere bir termostat sistemi bulunur. Enfeksiyonlarda veya bazı hastalıklarda bu sistem bir savunma mekanizması olarak vücudun ısısını arttırır. Normal vücut ısısı kişiden kişiye, yaşa, günün saatine, ölçümün yapıldığı vücut bölgesine ve çevre ısısı gibi dış etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Bebeklerde vücut ısısı daha yüksektir, 1 yaş civarında erişkin yaş düzeylerine doğru bir düşüş gösterir. Bu hafif düşüş ergenlik dönemi boyunca da devam eder. Kızlarda 13-14, erkeklerde 17-18 yaşlarında sabit hale gelir. Sabahtan akşama doğru vücut ısısında 0.5-1 derece artış gözlenir. Gün içinde en düşük değerler sabah 05.00-07.00, en yüksek değerler akşamüstü 16.00-19.00 saatleri arasında saptanır.

Ateş ne zaman yüklenir?

Ateşi; vücut ısısının normal sınırların üzerine çıkması olarak tanımlayan ve "Tüm ateş yüksekliklerinin tedavi edilmesi gerekmeyebilir" diyen Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü'nden Dr. Gülsemin Güloğlu, çocuklarda ateş yükselmesi ve yapılacaklar konusunda şu bilgileri verdi: "Enfeksiyonlar, ateşin en sık nedenidir. Ateş enfeksiyona karşı doğal bir savunma mekanizmasıdır. Özellikle yenidoğan bebekler, ısı kontrolü henüz tam gelişmediğinden, aşırı giyinme ve çevre ısısı gibi etkenlerden daha fazla etkilenirler. Aşı uygulamaları sonrası bazen hafif ateş yükselmeleri olabilir. Diş çıkarma sırasında da hafif ateş yüksekliği görülebilir. Ancak bunun 38 derecenin üzerinde olması beklenmez.
Hangi tip termometre kullanılmalı?

Hangi tip termometre kullanırsanız kullanın, doğru kullandığınızdan emin olmak için kullanım kılavuzundaki uyarıları dikkate alın.

Dijital termometreler: Genellikle en hızlı ve kesin ölçüm sonuçlarını verirler. Çeşitli şekillerde ve boyutlarda olanları vardır. Ağızdan, makattan, koltukaltından ölçüm yapabilen türleri vardır. Genellikle ısı sensorunun bulunduğu esnek ve plastik bir uca sahiptir ve kolay okunabilir dijital bir göstergesi vardır.

Elektronik kulak termometreleri: Timpanik (kulak zarına ait) ısıyı gösterir. Kullanımı hızlı ve kolaydır . Dijital termometrelere göre daha pahalıdırlar. 3 ay altındaki bebeklerde dış kulak yolu dar olduğu için kullanımı önerilmemektedir.

Alın termometreleri: Küçük bebeklerde kulak termometrelerine alternatif olabilir. Ancak makat ölçümü kadar kesin sonuç vermez.

Emzik şeklinde termometreler: Çok güvenilir değildir. 3 ay altında bebeklerde kullanılmamalıdır. Ağızda birkaç dakika hareketsiz tutulması gerektiğinden kullanımı neredeyse imkansızdır.

Cıvalı cam termometreler: Daha önceleri en sık kullanılan termometreler olmasına karşın cıva içermesi ve kırıldığında cıvaya maruz kalma olasılığı nedeniyle tercih edilmemektedir.
Ateş nereden ölçülmeli?

Ateş makattan, koltukaltından, dil atından ve kulaktan ölçülebilir. Dilaltı ölçümü çocuklarda pek tercih edilmemektedir.

Makattan ölçüm: İç vücut ısısına en yakın ve en güvenilir ölçümdür. Ancak rahatsızlık hissi, ve özellikle yenidoğanlarda rektum hasarı gibi yan etkileri nedeniyle sık kullanılan bir yöntem değildir. Makattan ölçümde 38 derecenin üstü ateş sayılır.

Koltukaltından ölçüm: Basit ölçüm tekniği nedeniyle sık kullanılır. 37.3 derecenin üzeri ateş kabul edilir.

Kulaktan ölçüm : Hızlı ve kolay uygulanabilir olması nedeniyle sık kullanılır. Kontrollerde aynı kulaktan ölçüm yapılmalıdır. Kulaktan ölçümde 37.8 derecenin üzeri ateş kabul edilebilir.

Ateş hangi durumlarda ölçülmeli?

Çoğu zaman endişe verici olsa da ateşin vücudun bir savunma mekanizması olduğu unutulmamalıdır. Çoğu zaman sadece çocukta rahatsızlık hissi ve hasta görünüme yol açıyorsa tedavi gerektireceği unutulmamalıdır. 38.9 derecenin altındaki ateşte çocuk iyi görünüyor, rahatsızlık hissi yoksa ateş düşürücü vermek gerekmeyebilir. Ancak 3 ay altındaki bebeklerde oluşan ateş yükseklikleri mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Ateşli bir çocukla karşılaştığınızda ilk önce yapmanız gereken üzerindeki giysileri çıkarmak olmalıdır. Ateşli çocuk titremektedir ve üşüme hissi vardır. Bu nedenle yanlışlıkla çocuk soyulması gerekirken, kalın giysiler giydirilmekte ve üzeri örtülmektedir. Bu tür davranışlardan kaçınılmalıdır.

Ortam ısısının 22-24 derecenin üzerinde olmaması sağlanmalı ve bol sıvı verilmelidir. Ilık duş aldırmak da yararlı olacaktır.

Tedavide en çok parasetamol yani ateş düşürücüler kullanılmaktadır. Asetil salisilik asit içeren ateş düşürücüler, 12 yaş altında çocuklarda bazı viral hastalıklar sırasında kullanıldığında Reye Sendromu denilen ciddi bir hastalığa yol açabileceğinden kullanılmamalıdır.

18 Nisan 2010 Pazar

Patrona Bunları Asla Söylemeyin


Patron-çalışan ilişkisini korumanın en iyi yolu patronunuza asla işinizi sevmediğinizi belli etmemenizden geçer. Aşağıdaki önerilerimizi patronunuzundan gözünden okumaya çalışın. Böylece bu 7 cümleyi söylememenin akıllıca olduğunu anlayacaksınız.

"Bu benim işim değil." Birçok patrona göre sizin işiniz sizden isteneni yapmaktır. Bu yüzden sizden işiniz olmayan birşey istendiğinde bunu söylemeyin. Bunun yerine patronunuzun bunu neden sizden istediğini düşünün. Belki geçerli bir sebebi vardır. Eğer o işi yapmanın kötü bir fikir olduğunu düşünüyorsanız, patronunuza bu işi başkasının yapmasının daha iyi olacağını ya da nasıl yapılacağı konusunda çeşitli yolları açıklayın. Bunun başarılı olup olamaması patronunuza bağlıdır.
Bu benim problemim değil." İnsanlar bu cümleyi kurduklarında umursamaz görünürler. Bu onların sevilmesini sağlamaz özellikle de patronları tarafından. Bir problem büyüyorsa ve sizin olumlu bir söyleminiz yoksa en iyisi hiçbir şey söylememektir. Bunun yerine yardımcı olmaya çalışın. Çünkü iş yerindeki herhangi bir problem herkesin problemidir.

"Benim hatam değil." Önlenmesi gereken bir cümle daha budur. İnsan doğası gariiptir. Bir olayın sizin suçunuz olmadığını iddia etmeniz insanların sizden şüphelenmelerine yol açar. Peki, burdaki olay nedir? Birşeyler ters gitmiştir ve bunun düzeltilmesi gereklidir. Bu durumda insanlar kimi suçlayacaklarını değil bu sorunu nasıl çözeceklerini düşünürler.

"Aynı zamanda sadece tek bir iş yapabilirim." Fazla çalışmaktan şikayet etmeniz patronunuzun yükünüzü hafifletmesine yol açmayacaktır. Günümüzde herkes kendini baskı altında hissediyor ve çok çalışıyor. Komik olmak istiyorsanız unutmayın ki biraz iğneleme iyidir fakat bazen insanları kızdırabilir.

"Bu iş için fazla nitelikliyim." Evet belki de öylesiniz ama şu anda yaptığın iş bu. Bu işi siz kabul ettiniz ve hala bu işi yapıyorsunuz. Bundan şikayet etmeniz sadece sizi kötü hissettirir. Buna ek olarak sizinle aynı işi yapan iş arkadaşlarınız sizden hoşlanmayabilirler. Ayrıca patronunuz "Madem öyle düşünüyor o zaman onu terfi ettireyim" diye düşünmeyecektir.

"Bu iş kolay, herkes bunu yapabilir." Belki de söylemeye çalıştığınız şey işiniz kolay olduğu ve memnun olduğunuzdur fakat bu kulağa "Bu iş çok aptalca" diye gelmektedir. Ve patronlar işlerinin aptal olduğunu duymaktan hoşlanmazlar. Eğer yaptığınız iş basitse, memnun olun ve mümkün olan en kısa sürede o işi bitirin. Ayrıca o iş aptal olsa bile yapılması gereklidir.

"Bu yapılamaz." Patronunuzun istediği şey gerçekten de imkansız olsa bile bunu söylemeniz onu memnun etmeyecektir. Patronunuzun bunu neden sizden istediğini düşünün. Çözülmesi gereken problem nedir? Hedef nedir? O amaca ulaşmak için çözüm yollarını araştırın. Patronunuzun tam olarak istediği budur. Çoğu patron imkansızı kabul etmez.

Son olarak kararsızsanız unutmayın ki konuşmamak bazen çok önemlidir.